Sol Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
Sağ Dikey Reklam Alanı Genişlik: 160px Yükseklik: 600px
04 Haziran 2026
Güney Ege’nin Tarafsız Sesi: Muğla, Aydın, Denizli

Hayata Dair Notlar: Kaçırdığımız Anların Hikâyesi

YAYINLAMA:
yazar
İngilizce Öğretmeni
Tüm Yazıları
google news
Hayata Dair Notlar: Kaçırdığımız Anların Hikâyesi

Kendi Romanımızın Başrolüyüz

Günler hızla akıp gidiyor. Her biri, elimizde olmadan çevirdiğimiz bir roman sayfası gibi… Üstelik bu romanın yazarı da okuru da biziz. Sabah uyanıyoruz, “Bugün acaba ne olacak?” diye merak eden o sabırsız okur koltuğuna kuruluyoruz. Spoiler yok, geri sarma yok. Baştan sona sürpriz.

İyisiyle kötüsüyle, doğrularıyla yanlışlarıyla, acısıyla tatlısıyla geçip giden bir ömür bu. “Neler yaşadık neler…” diye başlayan cümlelerimiz var ya, aslında her biri ayrı bir bölüm başlığı. İlginç olan şu: Hikâyede ne kadar düşsek de, senaryo gereği (!) her seferinde yeniden ayağa kalkıyoruz. Yönetmen kim bilmiyoruz ama dramı bol sevdiği kesin.

İnsan dediğin garip bir karakter zaten. Umut eder, affeder, hata yapar, sonra “Ben bunu neden yaptım?” diye kendine kızar. Bir bakarsın hırs yapmış, bir bakarsın “Boşver” deyip vazgeçmiş. Gece olur, herkes uyurken o hâlâ zihninde hayatın fragmanını izler. Saat üç… Uykusuzlukla gelen o derin düşünceler. Hani insanın bir anda hayatını toparlayıp ertesi gün yine aynı alışkanlıklarla devam ettiği saatler var ya… İşte tam orası.

Bir de şu var: Güzel günleri hep ileri tarihe erteliyoruz. “Bir gün her şey çok güzel olacak” diye diye bugünün küçük mucizelerini kaçırıyoruz. Sanki hayat, büyük sürprizini sadece özel günlerde yapacakmış gibi bekliyoruz. Oysa hayat bazen en büyük jestini, sabah içilen bir çayda ya da sebepsiz gelen bir gülümsemede yapıyor. Ama biz? O sırada telefona bakıyoruz.

Belki de mesele şu: Daha az “ne olacak?” diye merak edip, biraz daha “ne oluyor?” diye bakabilmek. Daha çok anı yakalayıp, biraz daha şükretmek… Çünkü hayat, nazlı bir yazar gibi; kıymetini bilene daha güzel cümleler kuruyor.

Kısacası sevgili okur, roman devam ediyor. Ne finali biliyoruz ne de kaç sayfa kaldı. Ama şunu biliyoruz: Hikâyenin başrolü biziz. O yüzden belki de biraz daha cesur, biraz daha dikkatli ve biraz daha farkında yaşamakta fayda var.

Ve mümkünse… Arada bir kahkaha da atalım. Sonuçta bu kadar ciddi bir hikâyede biraz da mizah şart. 😊

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *