Sevgi Nedir?
Hayatımız boyunca en çok kullandığımız kelimelerden biridir "sevgi." Peki, gerçekten kaçımız onun anlamını biliyoruz?
Sevgi fedakârlık mıdır? Kendinden sürekli ödün vermek midir? Yoksa seni görmeyen, duygularını önemsemeyen, seni yalnız bırakan bir insanın peşinden gitmek midir? Belki de adına sevgi dediğimiz şey, zaman zaman alışkanlık, korku ya da duygusal bağımlılığın ta kendisidir.
Sahi, gerçekten sevgi nedir?
Sevgi, insanın kendini tüketmesi değildir. Kendini harcayarak bir başkasını yaşatmaya çalışması hiç değildir. Çünkü gerçek sevgi, bir insanı eksiltmez; aksine onu tamamlar, güçlendirir ve büyütür.
Sevgi, bireyler arasında güven, aidiyet ve karşılıklı değer duygusuyla kurulan en güçlü bağlardan biridir. Sağlıklı ilişkilerin temelinde yalnızca "sevmek" değil, aynı zamanda görülmek, anlaşılmak ve değer görmek vardır. Eğer bir ilişkide sadece bir taraf emek veriyor, sadece bir taraf vazgeçiyor ve sadece bir taraf mücadele ediyorsa, orada sevginin yerini zamanla tükenmişlik alır.
Gerçek sevgi, sevildiğini hissetmektir. Karşılıklı olduğunda ise dünyanın en güzel duygusuna dönüşür.
Sevgi; karşındaki insanı mutlu etmek için küçük de olsa bir şeyler yapabilmektir. Onun yüzündeki tebessümü kendi mutluluğun kadar değerli görebilmektir. Çünkü sevginin olduğu yerde ego değil, empati vardır. Ben değil, "biz" vardır.
Sevgi karşılık bekleyen bir ticaret değildir. Sevdiğin insanın mutluluğuyla mutlu olabilmektir. Onun başarısını kendi başarın gibi kutlayabilmek, üzüntüsünü yüreğinde hissedebilmektir. Sevmek, bencillik değil; değer vermektir. Gerektiğinde onun yanında durmak, elini tutmak, onu dinlemek ve hayatına dokunmaktır.
Bazen küçük bir sürpriz, bazen içten bir teşekkür, bazen de sessizce yanında olmak... İşte sevgi çoğu zaman büyük sözlerde değil, küçük ama samimi davranışlarda saklıdır.
Sevgi, iki farklı insanın tek bir kalp gibi atabilmesidir. Bazen onsuz nefes alamayacağını hissetmek, bazen de onun hayatındaki en güzel şeylerin gerçekleşmesini tüm kalbinle istemektir. Ama bütün bunları yaparken kendinden vazgeçmemektir. Çünkü kendini kaybettiğin yerde sevgi değil, bağımlılık başlar.
Gerçek sevgi özgür bırakır, baskı kurmaz. Güven verir, korkutmaz. Yaralamaz, iyileştirir.
Belki de bu yüzden sevgi, insan ruhunun en güçlü ilacıdır. Umudu yeniden yeşertir, kırılmış kalpleri onarır, yalnızlığı azaltır ve insanın hayata yeniden tutunmasını sağlar.
Gerçek sevgi, insanın kendini tüketmesi değil; iki insanın birbirine hayat olmasıdır. Ve unutmayalım...
Sevgi, insanı yaralayan değil; iyileştiren en güçlü ilaçtır.
