İçimizdeki Bahçe
Bir bahçe düşünün…
İçinde her türlü tohum var.
Ego, hırs, kıskançlık, bencillik, dedikodu, kırgınlık…
Ama bir köşesinde iyilik var. Samimiyet, iyi niyet, saygı, sevgi ve destek de var.
Peki sizce bu bahçe nasıl bir yer olur?
Cevabı aslında çok basit: Hangisini sularsanız, o büyür.
Hayat da tıpkı böyle.
İçimizde birçok duygu taşıyoruz. Kimi zaman öfkeye, kimi zaman kıskançlığa, kimi zaman da kırgınlıklara daha fazla zaman ayırıyoruz. Sonra hayatımız neden bu kadar ağırlaştı diye düşünüyoruz.
Oysa belki de mesele hayatın bize ne verdiği değil, bizim neyi büyütmeyi seçtiğimizdir.
İyiliği suladığınızda iyilik çoğalır.
Samimiyeti beslediğinizde güzel insanlar etrafınızda daha görünür olur.
Sevgiyi büyüttüğünüzde, hayatın küçük güzelliklerini daha fazla fark etmeye başlarsınız.
Kötülük de böyledir.
Biraz dedikodu, biraz öfke, biraz bencillik derken insan fark etmeden kendi bahçesini dikenlerle doldurabilir.
Bu yüzden arada bir durup kendi bahçemize bakmak gerekiyor.
Neyi büyütüyorum?
Neye su veriyorum?
Hayatımda hangi duygunun kök salmasına izin veriyorum?
Çünkü herkesin bir bahçesi var.
Ve o bahçenin nasıl görüneceğine, çoğu zaman başkaları değil, biz karar veriyoruz.
Ben kendi bahçemde iyiliğin, samimiyetin ve güzel niyetin büyümesini istiyorum.
Çünkü biliyorum ki;
İnsan, neyi beslerse onun gölgesinde yaşar.
Peki ya sizin bahçenizde ne büyüyor?
