Kendi Hayatının Mimarı Olmak
“Bu Işıltılı Hayatı Ben Seçtim.”
Bugün duyduğum, espriyle karışık bu cümle, aslında hayatın en temel gerçeklerinden birini hatırlatıyor bana: İnsan, biraz da yaptığı seçimlerin toplamıdır.
Elbette her şeyi biz seçmeyiz. Hayat bazen önümüze hiç beklemediğimiz yollar çıkarır; kimi zaman koşullar bizi sınar, kimi zaman da kontrolümüz dışında gelişen olaylar yönümüzü değiştirir. Ama bütün bunların içinde, nasıl yaşayacağımıza, neye değer vereceğimize, neye katlanıp neyi geride bırakacağımıza karar veren bir irademiz vardır.
Bizi biz yapan, yalnızca başımıza gelenler değil; başımıza gelenler karşısında aldığımız tavır, verdiğimiz kararlar ve vazgeçmediklerimizdir.
Işıltılı bir hayat, her zaman gösterişli bir yaşam demek değildir. Bazen insanın kendi doğrularıyla yaşaması, bazen huzurunu koruması, bazen de başkalarının çizdiği sınırların dışına çıkıp kendi yolunu cesaretle seçmesidir.
Çünkü hayat, yalnızca bize sunulanlardan ibaret değildir; biraz da cesaret edip seçtiklerimiz, emek verip büyüttüklerimiz ve kendimiz için yeniden inşa ettiklerimizdir.
Unutmayalım: Her seçim bir bedel, her vazgeçiş yeni bir ihtimal, her cesur karar ise başka bir hayatın başlangıcıdır.
Ve belki de hayatın en güzel ışıltısı, bir gün içtenlikle şunu söyleyebilmektir:
“Evet, bu hayatı ben seçtim. Eksikleriyle, hatalarıyla, bedelleriyle ve bütün güzellikleriyle…
