Köyceğiz’de "Kültür Karmaşası" ve Modern Çileler
Son zamanlarda Köyceğiz sokaklarında yürürken kendimi bir simülasyonun içinde gibi hissediyorum. Hani o eski, herkesin birbirinin tenceresinde ne piştiğini bildiği sakin kasaba gitmiş; yerine her köşe başından farklı bir "frekansın" fırladığı bir açık hava tiyatrosu gelmiş.
Yollar mı, Survivor Parkuru mu?
Önce şu meşhur yollarımızdan başlayalım. Bir sabah uyanıyorsunuz, sokak jilet gibi asfalt; ertesi sabah bir bakmışsınız "altyapı çalışması" adı altında sanki define aranmış! Arabayla geçerken köstebek yuvalarından kaçmaya çalışmak, Köyceğizli şoförlerin yeni milli sporu oldu. Toz toprak içinde "huzur" arayan beyaz yakalı göçmenlerimizin o şaşkın bakışları ise paha biçilemez.
"Organik" Hayat ve Instagram Gerçekleri
Bir yanda bahçesindeki narenciyeyi "Gel evladım ye" diye zorla cebine dolduran kadim teyzelerimiz, diğer yanda o ağacın önünde 45 dakika poz verip #NatureLife #KöyceğizHuzur etiketiyle paylaşım yapan "yeni köylülerimiz"…
Paylaşımcılar: Sosyal medyada kuğularla aşk yaşayanlar, gerçek hayatta kapısının önündeki kedi "miyav" deyince belediyeyi arıyor.
Duyarsızlar: Altındaki son model ciple daracık sokakta ralli yaparken, yolun ortasında keyif yapan sokak köpeğine "Neden burada yatıyor?" diye korna çalan o vizyonsuz kitleye ne demeli? Kardeşim, burası onun evi, sen sonradan geldin!
Kültürlerin “Çarpışması”
Köyceğiz şu an tam bir aşure kazanı gibi. İstanbul’un korna sesinden kaçıp gelip, burada komşusunun tavuğu gıdakladı diye noterden ihtarname çeken mi istersin; yoksa ömründe hiç narenciye görmemiş gibi ağaçtaki bütün portakalları "kamu malı" sanıp poşetleyen mi?
Günün Özeti: Modern yollar yapılıyor ama içindeki "duyarlılık" asfaltı henüz dökülmemiş. Farklı kültürler bir araya gelince ortaya zenginlik çıkacaktı, bizde şimdilik sadece "Kim bu yabancı?" bakışları ve bolca dedikodu çıktı.
